The-Sabotage Cyber Hackers And Security Platform  

Portal Forum Kimler Online Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Geri git   The-Sabotage Cyber Hackers And Security Platform > The-SaboTage Cafe > Eğlence / Mizah / Geyik

Eğlence / Mizah / Geyik Ahlak ölçüleri içerisinde Eglence, Mizah ve Geyik Bölümünüz

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 06-02-2007, 16:56   #1 (permalink)
fearless_xxx
Yüzbaşı
 
fearless_xxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2007
Bulunduğu yer: Katalania-Rize
Mesajlar: 394
fearless_xxx - MSN üzeri Mesaj gönder
Talking Şans eseri bulunan icatlar

FOTOGRAF
Mucit: Louis-Jacques Daguerre
Tarih: 1838
Kaza: Dağınık laboratuvar dolabı...
Bu rastlantısal buluşun nedeni kırık bir termometre...
Louis Daguerre, karanlık odada, gümüş iyodür levhada açığa çıkan görüntüyü sabitlemenin yollarını arıyordu. 1938 yılında bir gün, farklı kimyasal maddelerin bulunduğu dolabına, daha sonra kullanmak ve temizlemek üzere bozuk görüntülü bir film levhası koydu.
Bunu tekrar dışarı çıkardığında görüntü belirginleşmişti. Ancak Daguerre, bu garipliğe hangi kimyasal maddenin neden olduğunu bilmiyordu.
Bunun üzerine levhaları yerleştirdi ve kimyasal maddeleri birer birer dışarı çıkarttı. Dolabı boşaltmasına rağmen hala aradığı maddeyi bulamamıştı. Sonunda dolabın raflarından birinde, kırılmış termometreden dökülmüş civayı fark etti... Gümüşlü levha üzerine alınan görüntü (daguerreotype), modern fotoğrafçılığın başlangıcı oldu... Yerini ancak on yıl sonra negatif ve, pozitif film sürecine bıraktı.


Post-it kağıdı
Mucit: Dr. Spencer Silver
Tarih: 1974
Kaza: Kutsal bir ilham ve hatalı üretim...
"3M" bilim adamlarından Dr. Spencer Silver, 1970'lerin başlarında dayanıksız yapıştırıcıyı bulduğunda, bunu işe yaramaz bir buluş olarak değerlendirmişti...
Bundan yıllar sonra, meslektaşı Art Fry, bir kilisede ilahi kitabındaki ayracın bir türlü istediği yerde durmaması üzerine oldukça sinirlendi. Anlamsız vaazlardan mı yoksa kutsal bir ilhamdan mı bilinmez, kafasını bu konuya yormaya başladı ve birden aklına meslektaşının işe yaramayan buluşu geliverdi...
Bu sayede ayıracın kitaba yapışmasını sağlayacak, ancak çıkarttığında da kitaba zarar gelmeyecekti. Post-it kağıdı tabii ki bir gecelik başarının ürünü değil... 3M'in ortaya attığı bu örnek, büro malzemeleri içinde vazgeçilmezler arasında yerini aldı...


Vulkanize kauçuk (lastik).
Mucit: Charles Goodyear
Tarih: 1844
Kaza: Kızgın ocağa atılan kauçuk...
Amerikalı Charles Goodyear, 10 yıldan beri ham kauçuğu daha sağlam ve elastik hale getirmenin çarelerini arıyordu. Bu onda bir takıntı halini almıştı ve hatta ödenmemiş borçları nedeniyle hapse bile girdi.
Goodyear bu konuda her şeyi denemişti; karışımına kükürt bile eklemişti. Ne var ki, bu karışımı kızgın ocağa atıncaya kadar hiçbir sonuç elde edemedi: Kauçuk erimiyordu...
Bunu gece boyunca dışarıya çivileyen Goodyear, ertesi gün karışımın oldukça esnek olduğunu fark etti.
Kükürtle sertleştirme yöntemine, Romalılar'ın ateş tanrısından esinlenerek, "Vulkan" adını verdi (vulkanizasyon).
Yöntemin Amerika'daki patentini almayı başardı, ancak Fransa ve İngiltere'den yasal formaliteler nedeniyle patent alamadı.
Goodyear, Paris'te borçları nedeniyle hapis yattıktan sonra Amerika'ya döndü.
Patentleri ortakları tarafından yağmalandığından yoksulluk içinde öldü. Ancak en azından "Goodyear Tyre" ve "Rubber Company" gibi şirketler onun isminin gelecek kuşaklar tarafından da anılmasını sağladı...

DAYANIKLI CAM
Mucit: Edouard Benedictus
Tarih: 1903
Kaza: Kırılması gereken deney tüpünün yere düştüğünde parçalanmaması...
Güvenli camın bulunması, tam da en çok ihtiyaç duyulan zaman*da gerçekleştirildi: Motorlu taşıt çağında...
1903 yılında Fransız kimyager Edouard Benedictus, deney tüpünü laboratuarının zeminine düşürdü. Tüp kırıldı ancak dağılmadan tek parça halinde kaldı. Benedictus, kolodyum ihtiva eden sıvının buharlaşmasından sonra tüpte kalan ince plastik tabakanın parçalanmayı engel*lediğini anladı.
Bunu not ettikten sonra bu konu üzerine fazla kafa yormadı.
Ancak, kaza yapan bir aracın için*deki kızın kırılan camlardan çok feci şekilde yaralanması, bu konuyu tekrar gündeme getirmesine neden oldu.
Daha önceki deneyiminden esinlenerek iki cam tabakasının arasına selüloz nitrat yerleştirerek üç katlı camı oluşturdu.
Buluşu 1920'lerde arabaların ön camlarında kullanılmaya ve otomotiv endüstrisinde ciddi şekilde taklit edilmeye başlandı

RÖNTGEN IŞINLARI
Mucit: Wilhelm Konrad Röntgen
Tarih: 1895
Kaza: Bir elektrik deneyi...
Röntgen, gazların içinden geçen elektrik yolunu araştırmak amacıyla, katod ışın tüpüyle deney yaparken, baryum platin siyanürü levhasından yayılan radyasyonun şeffaf olmayan cisimlerin içinden geçebildiğin! Fark etti.
Araştırmalarına devam ederken radyasyonun 15 mm. kalınlığındaki alüminyumdan, daha indirgenmiş yoğunlukta geçebildiğini gördü. Ve bu radyasyona, "X-ışınları" adını verdi. Bugün dünyada Almanya dışında (Almanya'da Röntgenstrahlen olarak adlandırılıyor) bu isimle anılıyor. Bu, daha sonra insan vücudunun iç kısmını gösteren fotoğraflamada kullanıldı. 19. yüzyıl sonlarına doğru savaş alanlarında da kullanılmaya başladı

KAOS TEOREMİ
Mucit: Ed Lorenz
Tarih: 1960'lar
Kaza: Bilgisayardaki bozuk çıkış...
Amerikalı meteoroloji uzmanı Ed Lorenz'in bilgisayarında anlamsız ve komik veriler belirince, Lorenz bunların her zamanki aksaklıklardan kaynaklandığını düşündü. Ancak hatayla ilgili ipuçlarını elde etmek için kağıttaki çıktıda çalışmaya başladı. Bilgisayarın, başlamak için ilk sonuçları eşleştirdiğini, ancak daha sonra haritayı yok ettiğini gördü. Birden jetonu düştü: Lorenz bilgisayara aynı girdileri ikinci aşamada yüklememiş, bu küçük farklılık da, sonraki birkaç hafta boyunca, tamamen değişik sonuçlar verip durmuştu...
Lorenz böylece, hava durumu gibi küçük olayların bazen çok büyük sonuçlar doğurabileceğini açıklayan "kaos teoremini" bulmuş oldu...

RADYOAKTİVİTE
Mucit: Henri Becquerel
Tarih: 1896
Kaza: Fotoğraf camındaki sislenme...
Fransız fizikçi Henri Becquerel, 1896 Martı'nda laboratuarındaki çekmecesini açtığında büyük bir sürprizle karşılaştı. Kapkaranlık bir ortamda olmasına rağmen bazı fotoğraf camları bulanıklaşmıştı.
O sırada Becquerel, yeni keşfedilen röntgen ışınları üzerinde çalışıyor ve bazı kimyasallar yardımıyla bunların yayılmalarını sağlamaya uğraşıyordu, ilk aklına gelen, güneş ışığının etkisiyle kristallerin ışını yaydığı ve fotoğraf camını sislendirdiğiydi...
İlk deneyleri onun doğru yolda olduğunu desteklese de hava bozunca olayın seyri birdenbire değişti.
Becquerel, kristallerin güneş ışığından etkilenmesini engellemek için kimyasallar kullanarak camları tekrar çekmeceye koydu. Camları dışarı çıkardığında, uranyumlu kristallerden oluşan camlarda artık sisin bulunmayışına oldukça şaşırdı. Ve bugün "bir atom çekirdeğinin ta*necikler veya elektromanyetik ışımalar yayarak kendiliğinden parçalanması" olarak bilinen radyoaktiviteyi keşfetmiş oldu...

PENİSİLİN
Mucit: Alexander Fleming
Tarih: 1928
Kaza: Havada uçuşan bir küf...
St. Mary Hastanesi'nde danışman olarak çalışan ve Alexander Fleming'in hayatta kalan tek meslektaşı, ünlü bilim adamının penisilini 1928 yılında bir rastlantı sonucu bulduğunu anlatmıştı.
Fleming bir deney üzerinde çalışırken, muhtemelen laboratuvarın karşısındaki bardan uçup gelen bir küf mikroskoptaki lamın üzerine konmuştu.
O sırada Fleming, lam üzerinde zararlı bir bakteri türü olan stafilokokları inceliyordu. Dikkatsiz bir bilim adamı bu küfü büyük olasılıkla önünden uzaklaştırırdı, ama o, küfün bakteri üzerindeki etkisini görmek istedi. Sonuç hayret inciydi... Çünkü Fleming, "Penicilim notatum" isimli yeşil küfün bulunduğu bölümdeki bakterilerin öldüğünü fark etmişti...
Daha sonra gerçekkleştirilen testlerde, bu küfün diğer bakteriler üzerinde de etkili olduğu ortaya çıktı. Tavşan, fare ve insanlar üzerinde yapılan testler sonunda, açık bir yan etkisinin de olmadığı görüldü. Ne var ki Fleming, küften sızan maddeyi bir türlü keşfedememişti.
Sonuç olarak 1939 yılında, Oxford'dan Howard Florey ve Ernst Chain bu maddeyi ayrıştırmayı başardılar ve buna "penicilin" adını verdiler. Bu madde, öldürücü bakteriyel hastalıklarla savaşabilen ilk antibiyotik olarak tarihe geçti. Fleming ve diğer iki bilim adamı, 1945 yılında Nobel Ödülü aldılar... Çünkü, milyonlarca insanın hayatını kurtaran bir buluş yapmışlardı...

ŞOK TEDAVİSİ
Mucit: Julius Wagner-Jauregg
Tarih: 1917
Kaza:Mezbaha işçilerinin kesim yöntemi...
ECT (Electroconvulsive the-rapy) olarak bilinen elektroşok tedavisi, mezbaha işçilerinin, domuzların elektrikle sersemlemelerinden sonra çok sakin durduklarını fark etmelerinin bir sonucu...
ECTye, beyne elektrik akımı verilmesi suretiyle, depresyon gibi akıl hastalıklarının semptomlarını engellemekteki son çare olarak bakılıyor.
Elektroşok tedavisi fikri, sıtma aşısıyla frengili hastaları te*davi eden Avusturyalı Julius Wagner-Jauregg tarafından geliştirildi.
1927 yılında Nobel Ödülü alan VVagner-Jauregg, bu fikre, "bir sisteme elektrik verilmesinin tedavi edici özellik taşıyacağından yola çıkarak ulaştı. Ve böylece, çok tartışılan şok tedavisi doğmuş oldu...
Aynı zamanda, şizofrenlerin doğal yollardan çarpılmalarının, hastalık belirtilerinin iyileşmesine neden olduğu da belirlenmişti. Psikiyatristler, hastaların beynine elektrik akımı uygulamak yoluyla, anlaşılması güç tedavinin gerçekleştiğini belirtiyorlardı. Ancak ECTnin kısa süreli hafıza kaybına neden olması dışında önemli etkisinin bulunmadığına dair klinik bulgulara az da olsa rastlanıyor. Hastaların tedavi edilmesine yönelik olarak bu yöntem çok uzun zamandan beri kullanılmaya devam ediyor.


SAKKARİN
Mucit: Fahlberg adında bir kimya öğrencisi
Tarih: 1879
Kaza: Kurallara uymama...
1879 yılında Fahlberg adındaki bir kimya öğrencisi, toluol (kömür katranındaki hidrokarbon) türevle*rini araştırırken elindeki maddeyi tattı ve günümüzün yapay tatlandı*rıcısı sakkarin ortaya çıktı.
Diğer iki yapay tatlandırıcı da kaza sonucu keşfedildi. 1937'de Il*linois Üniversitesi öğrencilerinden Michael Sveda sigarasını yaktı ve tatlı olduğunu tespit etti. Ve bu maddenin "cyclamate" olduğunu buldu. Nutra Svveet ise 1965 yılın*da anti nükleer bileşimler araştırılırken keşfedildi...

BUCKMİNSTERFULLERME
Mucit: Harry Kroto
Tarih: 1985
Kaza: Karbon atomunun kilise kubbesine benzemesi...
Harry Kroto ve meslektaşları, uzayda varolduğu düşünülen anlaşılması zor yapıdaki karbon atomlarını çözmeye çalışıyorlardı. Laboratuar testleri sonucunda karbonun, 60 atomdan oluşan, diğerlerinden daha güçlü ve istikrarlı yapıda olduğu ortaya çıktı.
Cevaplar araştırılırken çalışma gruplarından biri, atomların, mimar Richard Buckminster Fullerln tasarladığı, kubbeli kiliseye benzeyen hexagonlardan oluştuklarını ortaya çıkarmıştı. Bu da Kroto'nun aklına, daha önce pentagon ve hexagonlardan oluşturduğu, "Gece Gökyüzü" modelini getirdi.
O gece, çalışma gruplarından bir bölümü de karbon atomlarını, futbol topuna benzeyecek şekilde birleştirmişti. Ve grup, pentagon ve hexagonların hep 60 sayısında buluştuğunu keşfetti. 60 karbon atomundan oluşan "Buckyball’lar şu anda karbonun temel biçimi olarak değerlendirilirken, Kroto ve meslektaşları 1996 yılında Nobel Ödülü'nü almaya hak kazandılar...
fearless_xxx isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:49 .


eXTReMe Tracker
PageRank ?????????

Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by 3.0.0
The-Sabotage Hacker's
Saldırıya Karşı Güvenlik Devrede
Sitemap
3, 4, 5, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 98, 99, 101, 102, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 135, 136, 137, 140, 141, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 150, 151, 152, 153, 154, 155, 156, 157, 158, 159, 160, 161, 163, 164, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 185, 186, 187, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 194, 195, 196, 197, 198, 199, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 221, 222, 223, 224, 225, 226, 227, 228, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240, 241, 242, 243, 244, 245, 246, 247, 248, 249, 250, 251,

Title
The-SaboTage Team* Terörle Mücadele Grup Komutanlığı* Özel Kuvvetler Grup Komutanlığı* Web Tasarım - Grafik Grup Komutanlığı* Personel Daire Başkanlığı* Savunma Grup Komutanlığı* Saldırı ve Operasyon Merkezi* || TSH || Hacking & Security* Hack'e Yeni Başlayanlar & Yardım Bölümü* Web - Server Hacking & Security* Video'lu Hack Anlatımları* Mail Hacking & Security* Pc Hacking & Security* İrc / Chat Hacking Ve Güvenlik* Exploit / Vulnerabilities* Keylogger & Trojan & Virüsler* Security* The-SaboTage Merkez Tanımı* The-SaboTage Duyurular* || TSH || Basında Biz ..* || TSH || Yeni Üyelerimiz ...* || TSH || Banned Users* Webmaster , Dizayn & Tasarım* Webmaster Bölümü* Photoshop & Flash* Google Adsense & Pagerank* Güncel Scriptler* PHP Scriptler* ASP Scriptler* Programlama Dilleri* Visual C.NET ve Visual C++.NET* Visual Basic ve Delphi* ASP ve PHP DiLLeri* Diğer Programlama Dilleri* Bilgisayar, İnternet ve Teknoloji Dünyası* Pc'niz İçin Güzel Programlar* Pc Oyunları* Resimli Program Anlatımı* Donanım & Donanım Sorunları* Bilgisayar Taktikleri & Bilinmeyenler* İşletim Sistemleri* Linux İşletim Sistemi* Windows İşletim Sistemi* İnternet Adresleri ( Bookmark )* Teknoloji Dünyasından Son Haberler* Msn & Yahoo Messenger Dünyası* Crack & Serials* İslam ve İnsan* İslami resimler* İslami Video ve fragmanlar* İslami programlar* Dini Hikayeler , Şiirler , Sohbetler* Dualar ve hadisler* The-SaboTage Cafe* Eğlence / Mizah / Geyik* Romantizm & Duygusallık & Sevgi* Derin Konular; Edebiyat/Felsefe* Tartışma Platformu* Eğitim , Öğretim & E-Kitap* Yerli ve Yabancı Mp3* Türkçe MP3* Yabancı MP3* Dizi Ve Film Müzikleri* Şarkı Sözleri* Yerli ve Yabancı Sinema* Vizyona Girecek Filmler* Türk Filmleri* Yabancı Filmler* Belgesel* Spor Köşesi* Beşiktaş* Fenerbahçe* Galatasaray* Trabzon Spor* Diğer Takımlar* Diğer Spor Haberleri* (Çöp Kutusu)* Çöp Kutusu* TsH United Foreigner Team The Area* Team Başvuru İnceleme Bölümü* Kriptografi (Şifreleme )* Güncel Açıklar* Karargah Destek Grup Komutanlığı* Ar-ge ve Yazılım Geliştirme Grup Komutanlığı* TSH Vip Bölüm (Priv8)* Vip Odası* M.KeMaL ATATüRK KöŞeSi* vbulletin* SMF* WordPress* oScommerce e-Ticaret Sistemi* Diğer* Joomla 1.0.x* Joomla 1.5.x* Joomla! İndir - Kur - Güncelle* Joomla! 1.0.x Resimli Dersler* Joomla! 1.0.x Güvenlik* Joomla! 1.0.x Soru - Cevap* Joomla! 1.0.x Eklenti İndir* Joomla 1.0.x Site Değerlendir* Joomla! 1.0.x SSS* Genel Sistem Soruları* Bileşen - Modül - Bot - Tema Soruları* Kurulumda Gelenler* Tema - CSS* Üye Yönetim* Haber - Yorum - İçerik* Güvenlik* Dil - Tercüme Eklentileri* Menü Eklentileri* Galeri - Ses - Görüntü* e-Ticaret* Dosya Yönetim* Uygunlaştırma - SEO - SEF* Form* Forum - Köprü - Entegre* Diğer Eklentiler* Tema - CSS* Üye Yönetim* Haber - Yorum - İçerik* Dil - Tercüme Eklentileri* Menü* Galeri - Ses - Görüntü* e-Ticaret* Dosya Yönetim* Uygunlaştırma - SEO - SEF* Form* Forum - Köprü - Entegre* Diğer Eklentiler* Joomla! Kurulum ve Güncelleme* Joomla! 1.5.x Soru - Cevap* Joomla! 1.5.x Tüm Eklentiler* Çeviri Talepleri* Proje Çözüm* Site Değerlendirme* Joomla! 1.5.x SSS* Genel Sistem Soruları* Eklenti Soru - Cevap* Kurulumda Gelenler* Tema - CSS* Üye Yönetim* Haber - Yorum - İçerik* Güvenlik* Dil - Tercüme* Menü* Galeri - Ses - Görüntü* e-Ticaret* Dosya Yönetim - Paylaşım* Form Araçları* Forum* Diğer Eklentiler* Haber - Duyuru - İndir* Soru - Cevap* Kurulumda Gelenler* Tema - CSS* Üye Yönetim* Haber - Yorum - İçerik* Güvenlik* Dil - Tercüme* Menü* Galeri - Ses - Görüntü* e-Ticaret* Dosya Yönetim - Paylaşım* Form Araçları* Forum* Diğer Eklentiler* vBulletin Genel Konular* vBulletin S.S.S* vBulletin Sorular & Cevaplar* vBulletin Siteleriniz* vBulletin Mod & Hack & Eklenti* vBulletin Temaları* vBulletin Dil Dosyaları* vBulletin Görsel Anlatımları* vBulletin Portal Entegrasyonları* Dökümantasyon* Modifikasyonlar* Sistem - İşletim* Temalar* Eklentiler* Temalar* osCommerce Soru - Cevap* osCommerce Kur - Güncelle* osCommerce Temalar* osCommerce Dil Dosyaları* osCommerce Eklentiler* osCommerce Güvenlik* osCommerce SSL - Pos - Ödeme* osCommerce Siteler* Php Fusion* Xoops* Mambo* PhpBB* myBB* IP.Board - Invision Power Board* Yazılı Anlatımlar-Dersler-Makaleler* Tanıtımlar-Tavsiyeler* Haberler-Gelişmeler-Duyurular* Görsel Anlatımlar (resim-video)* Hatırlatmalar-Uyarılar* Modifikasyon Soruları* Modifikasyon Tanıtımı* Kurulum ve Güncelleme* Dil Problemleri* Smf'de Başka sisteme geçişler* Başka sistemlerden Smf'ye geçişler* Portal birleşmeleri* Site Tanıtımları* Sizin Temalarınız* Tema Soruları* Tavsiye Temalar* IP.Board 2.3.x* IP.Board 2.2.x* IP.Board 2.2.x Altı* IP.Board Genel Bilgiler* IP.Board Dersler & Klavuzlar* IP.Board Güvenlik* IP.Board Dil Dosyaları* IP.Board Soru(n)larınız, Hatalar* IP.Board Siteler* ProfDizayn.com* Mambo Genel Sorular & Dersler* Mambo Bileşenler* Mambo Modüller* Mambo Temaları* Mambo Eklentileri* Mambo Çeviri* Mambo Siteler* Virüsler & Korunma Yöntemleri* Dökümanlar*